Kanal tedavisi, dişi kurtarmak ve ağrıyı gidermek için uygulanan güvenilir bir işlemdir. Ancak tedavi sırasında hem hastaların hem de bazı diş hekimlerinin yaptığı hatalar, tedavinin başarısını olumsuz etkileyebilir. Bu bölümde kanal tedavisinde yaygın olarak yapılan bazı hatalar ve doğru yaklaşımları özetleyeceğiz:
• Tedaviyi Ertelemek: Dişte şiddetli ağrı veya enfeksiyon varken kanal tedavisini geciktirmek büyük bir hatadır. Beklemek, enfeksiyonun ilerleyip apseye dönüşmesine yol açabilir ve sonuçta dişi kaybetme riskini artırır. Doğrusu, ağrıyan veya enfekte dişi mümkün olan en kısa sürede kanal tedavisi ile tedavi ettirmektir.
• Tedaviyi Yarım Bırakmak: Bazı hastalar, ağrı geçer geçmez kanal tedavisinin sonraki seanslarını ihmal edebiliyor. Oysa kök kanallarının tam olarak temizlenip özel dolgu malzemesiyle kapatılması gerekir. Tedavi yarıda kalırsa, kanallarda kalan bakteriler tekrar çoğalarak ağrı ve enfeksiyona neden olabilir. Bu nedenle kanal tedavisi birden fazla seans gerektiriyorsa tüm randevulara gitmek ve tedaviyi tamamlattırmak şarttır. Unutmayın, tedavi sadece klinikte bitmiyor – diş hekiminizin önerdiği kontrol randevularına uymak ve gerekirse ilaçları düzenli kullanmak iyileşme sürecinin sağlıklı ilerlemesi için kritik önemdedir.
• Kuron Yaptırmayı İhmal Etmek: Kanal tedavisi görmüş bir diş genellikle eskisi kadar sağlam değildir ve zamanla kırılgan hale gelebilir. Özellikle arka dişlerde, tedavi sonrası kalıcı bir kuron (kaplama) yaptırmamak sık yapılan bir hatadır. Eğer kanal tedavisi yapılan dişe uygun zamanda kuron yapılmazsa, dişin dış ortamla teması sonucu kök kanallarına tekrar bakteri sızabilir. Bunun sonucunda enfeksiyon nüksedebilir veya diş çatlayıp kırılabilir. Doğru yaklaşım, hekim öneriyorsa kanal tedavisi tamamlandıktan kısa süre sonra dişi koruyacak bir kuron yaptırmaktır.
• Sterilite ve İzolasyona Dikkat Etmemek: Kanal tedavisi esnasında tedavi edilen dişi tükürük ve bakterilerden izole etmek başarının anahtarlarındandır. Bazı hekimlerin rubber dam (lastik örtü) kullanmaması, tükürükten izolasyonu yetersiz hale getirir. Bu durum tedavi sırasında kanala yeniden bakteri girmesine veya kullanılan ince aletlerin hastanın boğazına kaçmasına yol açabilir. Oysa lastik örtü kullanımı bu riskleri en aza indirir ve hem hekim hem hasta için güvenli bir çalışma ortamı sağlar. Her zaman steril aletler kullanılması ve işlemin dikkatle yapılması da enfeksiyon riskini azaltır.
• Kök Kanallarını Tam Temizleyememek: Kanal tedavisinin amacı, diş kökündeki iltihaplı pulpa dokusunu ve bakterileri tamamen temizlemektir. Tecrübesiz veya aceleci bir yaklaşım sonucunda kanal içinde temizlenmemiş bölgeler kalabilir. Özellikle bazı dişlerde birden fazla veya eğri kök kanalı bulunur; bunların hepsinin tespit edilip temizlenmesi gerekir. Aksi halde, tedavi sonrasında kısa bir süre geçse de benzer ağrı ve enfeksiyon şikayetleri geri dönebilir. Bu nedenle kanal tedavisi, yeterli tecrübeye sahip bir endodontist veya diş hekimi tarafından, gelişmiş görüntüleme teknikleri kullanılarak yapılmalıdır. Uzmanlar, kanal tedavisinin oldukça hassas bir işlem olduğunu ve hekimin deneyiminin başarıda belirleyici olduğunu vurgulamaktadır; deneyimsiz bir uygulama tedavinin yanlış yapılmasına ve hastanın beklentilerinin boşa çıkmasına yol açabilir.
• Tedavi Sonrası Bakımı İhmal Etmek: Kanal tedavisi sonrası dişiniz kurtarılmış olsa bile ağız bakımını ihmal etmek de hatalı bir davranıştır. Tedavi görmüş dişin çevresinde plak birikmesi veya diş eti problemleri oluşması, ileride yine sorunlara yol açabilir. Doğrusu, kanal tedavisi sonrasında da düzenli fırçalama, diş ipi kullanımı ve hekimin önerdiği aralıklarla kontrollerle ağız sağlığınızı korumaktır.
Yukarıdaki noktalara dikkat edildiğinde, kanal tedavisi genellikle rahat ve başarılı bir şekilde sonuçlanır. Önemli olan, hem hekimin hem de hastanın üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesidir. Doğru adımlar atıldığında kanal tedavisi sonrasında tedavi edilen diş uzun yıllar sağlıklı biçimde ağızda kalabilir. Hemen kadıköy diş kliniğimizden randevunuzu alın ve tedavinize birlikte başlayalım.

